Katılımcılar Hizmetlerimiz için Neler Söylüyor?
Vermiş olduğumuz tüm danışmanlıklar ve hizmetler üzerine katılımcı yorumlarını buradan okuyabilirsiniz.
16 Mayıs'ta Boğa burcunun 25 derecesinde deneyimleyeceğimiz keyifli bir yeniay var.
Huzurlu ve güvende hissetmek isteyeceğiz. Boğa burcu, doğanın yeşermesiyle gelen bolluk ve bereketle ilgilidir. Yeniden çiçek açmak, meyve vermek ile ilgilidir. Keyifli, huzurlu güvende hissetmektir. Artan maddi gelir isteği ile ilgilidir. Beş duyumuzu kullanarak yaşamın somut bir şekilde tadını çıkartmaktır. Güzel yemekler yemek, mis gibi çiçekler koklamak, ruhu dinlendiren müzikler dinlemek, göze hitap eden sanat eserlerinin keyfini çıkartmak, masaj yaptırmak bu dönemde çok iyi gelir. Krizlerden kaçıp sakin kalacağımız bir liman arayacağız. Bu keyifli zamanların rehavetine kapılıp hareketsiz kalmamaya dikkat etmeliyiz.
Doğum haritanıza baktığınızda birbiriyle etkileşim halinde olan onlarca sembol, açı ve gezegen görürsünüz. Ancak aralarında bir tanesi var ki, şekli bile onun bu hayattaki işlevini açıkça ele verir: Bir anahtara benzeyen Chiron sembolü (⚷).
Astroloji pratiğinde bir asteroit denilerek geri planda bırakılsa da, bu sembol sadece haritanızın değil, tüm hayatınızın kilidini açacak olan anahtardır. Aslında hepimiz, bir ömür boyu o sembolün işaret ettiği alanı çözüp, o kilidi açmakla uğraşırız. Farkında olsak da olmasak da, attığımız her adımda o anahtarın açacağı kapının etrafında döneriz.
İnsanlık tarihi, kelimelerin henüz icat edilmediği, konuşmanın sınırlarının hakikati anlatmaya yetmediği o kadim çağlarda kendini sembollerle ifade etmiştir. Semboller; doğanın dilini, evrenin işleyişini ve insanın kendi içindeki o tarifsiz ruhsal enerjiyi dışa vurmasının ilk ve en saf yoludur. Ancak bu semboller arasında belki de anlamı en çok saptırılanı ve tüm bunlara rağmen varlığını korumayı başaranı, dünya genelinde "Svastika", kadim Türk kültüründe ise "Oz Tamgası" olarak bilinen o muazzam işarettir.
Hayatın boyunca en çok kiminle konuştuğunu hiç düşündün mü? Küresel zaman kullanım anketlerine göre, ortalama bir insan olarak günümüzün yaklaşık 8 saatini uykuya, 2 saatini yemek yiyip bir şeyler içmeye, 1.5 saatini ise kişisel bakımımıza ayırıyoruz. Geriye çalışmak, dünyayı deneyimlemek ve sosyalleşmek için devasa bir zaman dilimi kalıyor.
Uyanık kaldığımız, hayata karıştığımız saatlerde dış dünyayla gerçekte ne kadar konuşuyoruz? Arizona Üniversitesi’nin, insanların günlük yaşamlarına yerleştirdiği ses kayıt cihazlarıyla yaptığı o ünlü araştırmaya göre, ortalama bir insan günde yaklaşık 16.000 kelime üretiyor. Bu kelimeleri doğal konuşma hızımıza böldüğümüzde ortaya oldukça çarpıcı bir gerçek çıkıyor: Eşimizle, dostumuzla, çocuğumuzla veya iş arkadaşlarımızla aktif ve sesli olarak konuştuğumuz toplam süre günde sadece 1.5 ila 2 saat.
Bedeninizde severek taşıdığınız o popüler 'burç taşı' takıları, belki de ruhunuzun hiç ihtiyacı olmayan bir frekansı size dayatıyor ve var olan dengenizi sessizce bozuyor olabilir. Gelin, size satılan bu ticari illüzyonu kadim bilgelikle, kuantum fiziğiyle ve astrolojinin gerçek matematiğiyle birlikte yıkalım.
Her şeyin ve herkesin "mükemmel" göründüğü bu zamanda, kendinizi eksik ve yetersiz hissetmekten yorulmadınız mı? Yalnız değilsiniz; hepimiz o pırıltılı ama bizi nefessiz bırakan kusursuzluk maskesinin altında eziliyoruz. O ağır zırhı çıkarmaya ve "el yapımı" kusurlarımızın içindeki o şahane mucizeyi birlikte hatırlamaya ne dersiniz? Mükemmeliyetçiliğin aynasında kaybolmaya başlayan benliğimizden, "özümüzden" bahsedeceğim.
Bir romanın kapağını kapattığınızda ya da sizi içine çeken bir dizinin jeneriği akmaya başladığında, o tuhaf ama tanıdık hisse hiç kapıldığınız oldu mu? "Sanki bu karakter paralel bir evrende bir yerlerde gerçekten nefes alıyor..."

Peki ya bu sadece romantik bir okur yanılsaması değil de evrenin en büyük sırlarından birini anlatıyorsa? Ya kurgu sandığımız şey, yazarın zihninde yoktan var ettiği bir masal değil de devasa bir 'yaratım balonundan' zamanı geldiği için yeryüzüne çekilmiş kanlı canlı bir arketipse?
Bu makalede, sizi gerçeğin ve kurgunun, yaratan ile yaratılanın arasındaki o ince zarı yırtıp atacağımız baş döndürücü bir yolculuğa davet ediyorum. Astrolojinin o kadim ve kusursuz matematiğini ışığında, kolektif bilinçdışının en derin sularına dalacağız. Orhan Pamuk’un kült eseri Masumiyet Müzesi’nin sayfalarından yola çıkıp, gökyüzünün çarkları arasında kendi kadersel haritasını yaşamaya başlayan Füsun’un gizli dünyasına gireceğiz. Bir yazarın, sözde 'kendi yarattığı' bir karakterle nasıl özerk ve karmik bir sinastriyi kurduğuna, yaratıcı güç sanılan zihnin aslında nasıl hassas bir kanal olduğuna tanıklık edeceğiz. Sadece bununla da kalmayıp, iki evreni birbirine bağlayan bu evrensel eşzamanlılık ağının, bu satırları yazan bendenizi nasıl usulca içine çektiğini ve Orhan Pamuk ile haritamın arasındaki o kadersel, gölgeyle yüzleşme düğümünü nasıl çözdüğünü göreceğiz.
Şimdiye dek bildiğiniz sınırları esnetmeye, kurgunun gerçekle, tesadüfün mutlak bir eşzamanlılık matematiğiyle yer değiştirdiği bu gizemli evrene girmeye hazırsanız; başlıyoruz.
Keyifli okumalar dilerim.
Gökyüzü şu an adeta yüksek voltajlı bir elektrik hattı gibi çıtırdıyor; havada hem bir gerginlik hem de büyük bir doğumun sancısı var. Statükonun sarsıldığı, "asla değişmez" dediğimiz yapıların çatırdağı bir eşikteyiz. Kolektif bilincin uyanışı için sistemin sigortaları atmak üzere.
Vermiş olduğumuz tüm danışmanlıklar ve hizmetler üzerine katılımcı yorumlarını buradan okuyabilirsiniz.
• Bu bölüm, müşterilere/kullanıcılara ait sorumlulukları hatırlatmak amacıyla hazırlanmıştır. Evrensel Enerji® aracılığı ile hizmet alan tüm müşteriler/kullanıcılar bu maddeleri kabul etmiş sayılır.
• Evrensel Enerji® içerisinde yer alan kurs, uyumlama, paylaşım, çalışma veya blog yazılarının hiçbiri, doktorunuzun size önereceği tıbbi teşhis, tedavi veya bakımın yerine geçmez.
• Evrensel Enerji®, hastalık teşhisinde bulunmaz, ilaç tavsiye etmez veya doktorunuzun tedavisine müdahale etmez. Şu anda doktorunuzun reçetelediği ilaçları alıyorsanız, doktorunuzun tavsiyesi olan ilaçlarınızı kullanın. Tıbbi durumunuzla ilgili herhangi bir endişeniz varsa, lütfen öncelikle doktorunuzla konuşun. Evrensel Enerji® üzerinde yer alan herhangi bir bilgiyi ve öğretiyi kullanarak kendinizi tedavi etmeyi tercih ederseniz, bu sizin sorumluluğunuzdur.
• Evrensel Enerji®, bu sitede yer alan herhangi bir bilginin, eğitimin, uyumlamanın, öğretilerin doğrudan veya dolaylı olarak kullanılması sonucu ortaya çıkan kayıp veya zararlardan hiçbir şekilde sorumlu değildir. Bu sitedeki sağlıkla ilgili bilgiler ve paylaşımlar yalnızca genel bilgi için sağlanmıştır ve profesyonel tıbbi veya sağlık bakımı tavsiyesinin yerine geçmez. Danışmanlık hizmetleri bu koşulda gerçekleştirilmektedir. Enerji şifası ve uygulamaları, herhangi bir sonucu garanti etmez ve sonuçlar kişiye göre değişebilir.
• Evrensel Enerji® üzerinden alınan herhangi bir hizmet için ücret iadesi söz konusu değildir.
Çalışmalarımıza destek olmak ister misiniz?